Kategori arşivi: Genel

Beşiktaş evine dönüyor

İSTANBUL

Beşiktaş, Spor Toto Süper Lig’in 28. haftasında yarın yeni stadı Vodafone Arena‘da oynayacağı Bursaspor maçıyla bin 66 gün sonra Dolmabahçe‘ye dönecek.

Süper Lig‘de 11 Mayıs 2013’te oynanan ve 3-0 kazanılan Gençlerbirliği karşılaşmasıyla BJK İnönü Stadı’na veda eden siyah-beyazlılar, Bursaspor müsabakasıyla Dolmabahçe’de taraftarının huzuruna çıkacak.

Vodafone Arena’yla 2,5 sezonu aşkın süre sonra evine dönecek Beşiktaş, yeni stadının yapımı sırasında iç saha mücadeleleri için 6 farklı yerde oynamak durumunda kaldı.

Siyah-beyazlılara söz konusu dönemde ev sahipliği yapan statlar Atatürk Olimpiyat, Kasımpaşa Recep Tayyip Erdoğan, Başakşehir Fatih Terim, Osmanlı, Konya Büyükşehir Belediyesi ve Yusuf Ziya Öniş oldu.

En çok iç saha maçı Atatürk Olimpiyat’ta

Beşiktaş‘ın iç saha maçları için en çok Atatürk Olimpiyat Stadı‘nı tercih etti.

İkitelli’deki statta 39 karşılaşmaya çıkan siyah-beyazlı ekip, son dönemde müsabakalarını oynadığı Başakşehir Fatih Terim Stadı‘nda ise 13 kez ev sahipliği yaptı.

Beşiktaş, Ankara’daki Osmanlı Stadı‘nda 8, Kasımpaşa Recep Tayyip Erdoğan Stadı‘nda 4, Konya Büyükşehir Belediyesi ve Yusuf Ziya Öniş statlarında ise birer iç saha maçı oynadı.

Bu sezon UEFA Avrupa Ligi ve Türkiye Kupası karşılaşmalarına ev sahipliği yaptığı Atatürk Olimpiyat Stadı’nda ayrıca 4 lig müsabakası oynayan siyah-beyazlılar, ligdeki diğer iç saha mücadelelerine ise Başakşehir Fatih Terim Stadı’nda çıktı.

66 karşılaşmanın 39’unu kazandı

Beşiktaş, Vodafone Arena‘nın yapımı aşamasında çıktığı 66 iç saha maçında 39 galibiyet, 16 beraberlik, 11 yenilgi aldı.

Siyah-beyazlı takım, evinden uzakta oynadığı 66 iç saha maçında 111 kez rakip fileleri havalandırdı, kalesinde 60 gol gördü.

Muhabir: Kemal Çolak

‘Bankalarımız içerisinde sorunlu bir bankamız yok’

İSTANBUL – BEKİR GÜRDAMAR/SÜMEYYE DALKILINÇ

Bankacılık Düzenleme ve Denetleme Kurumu (BDDK) Başkanı Mehmet Ali Akben, ‘Bankalarımız içerisinde sorunlu olan bir bankamız yok’ dedi.

Akben, AA muhabirlerinin, Moody’s’in Türk bankacılık sektörüne yönelik açıklamalarına ilişkin sorularını yanıtladı.

Moody’s’in konuyla ilgili raporunda ‘Sorunlu bir bankanın yeniden sermayelendirilmesinin maliyetini kreditörlere yansıtma yetkisini güçlendirecek yasal düzenlemeler’ ifadesinin yer almasına ilişkin ‘Hiç öyle bir sorun yok, öyle bir çalışmamız da yok şu anda’ diyen Akben, ‘Onu neye istinaden yazmışlar? Bankalar Kanunu çerçevesinde böyle bir mevzuat, çalışmamız yok. Bankalarımız içerisinde sorunlu olan bir bankamız da yok’ şeklinde konuştu.

Akben, kredi derecelendirme kuruluşlarının tahminlerde bulunduğunu, ancak geçmiş tecrübelerine baktıklarında bu tahminlerin birçoğunun tutmadığını anımsattı.

Bu durumu en son büyüme rakamında gördüklerine işaret eden Akben, ‘Büyüme yüzde 4 gerçekleşti, bu kurumların daha önceki tahminlerine baktığımızda yüzde 2,1-2,2 rakamlarında geziyorlardı. Burada böyle bir sapma olabilir mi?’ değerlendirmesinde bulundu.

‘Tüketici kredilerindeki borçlanma hem yavaşladı, hem geriye döndü’

TCMB, Hazine ve ilgili kurumlarla görüşmeleri aşağı yukarı tamamladıklarını vurgulayan Akben, son rötuşları yaptıklarını belirterek, konuşmasına şöyle devam etti:

‘Yani orada herkesin ayağını yorganına göre uzatmasını, borçlanmalarını kazançları ile sınırlandırmalarını istiyoruz. Zaten son birkaç aydan beri tüketici kredilerindeki borçlanma hem yavaşladı, hem geriye döndü. Burada bankalarımız da zaten hangi alanda bir takım zorluklar yaşanıyorsa, hangi alanların gecikmiş alacak oranlarında birtakım yükselmeler görülüyorsa o alanda daha dikkatli, daha tedbirli olmaya çalışıyorlar. Yani bizim bir şey dememize gerek olmadan, otomatikman onların iç dinamikleri devreye giriyor. Zaten oralarda yönetilemeyecek bir seviyeye yaklaşıldığı zaman kendi kısıtlarını, kendi düzenlemelerini onlar da koyuyor; biz de devreye giriyoruz.’

 

Bahçelievler’de Cemil Meriç Kültür Merkezi açıldı

İSTANBUL

Bahçelievler Belediyesince Türk düşünce hayatının önemli isimlerinden, sosyolog yazar Cemil Meriç‘in doğumunun 100. yıl dönümünde yaptırılan Cemil Meriç Kültür Merkezi, düzenlenen törenle açıldı.

Merkezin açılışı sonrası düzenlenen ‘Türk irfanına adanmış bir hayat, Cemil Meriç Paneli’nde konuşan Bahçelievler Belediye Başkanı Osman Develioğlu, 1916 doğumlu Meriç’in, 1954 yılında görme yetisini kaybettiğini anımsattı.

Meriç’in ömrünün son 30 senesini görme engelli olarak sürdürdüğünü dile getiren Develioğlu, ‘O süre içinde de kitap yazmaya, incelemeler yapmaya, öğrenciler yetiştirmeye devam eden önemli bir yazarımızdır. Kendisi adına bu sene düzenlediğimiz ‘Cemil Meriç 100 Yaşında’ etkinlikleri kapsamında, Cemil Meriç’e yakışır şekilde bu kültür merkezini açmaktan mutluluk duyuyoruz.’ dedi.

‘Türkiye’de bir düşünce aristokrasisi yarattı’

Cemil Meriç’in kızı Prof. Dr. Ümit Meriç ‘de, babasının Türkiye’de düşünce aristokrasisi yarattığını belirterek, ‘Avrasyalı bir düşünürdür ve Meriç’in önemi pencerelerini bütün ışıklara açmış olmasıdır. Tabii ki 70 yılın ilk yarısı aydınlık, ikinci yarısı karanlıkla geçen bir insan hayatı boyunca ne kadar çalışabilirse o kadar çalışmıştır ve o kadar öğrendiklerini, başkalarına öğretmeye gayret etmiştir.’ dedi.

‘Her düşündüğü şeyin arkasında sancısı vardı’

Şair ve yazar Beşir Ayvazoğlu ise Cemil Meriç hakkında, ‘Ayaklarını yere sağlam basan, kendine güvenen, düşünmüş, her düşündüğü şeyin belki arkasında sancı olan bir aydındır.’ değerlendirmesinde bulundu.

‘Ufuk ve bakış açısı verir’

Yazar Ayşe Böhürler de Cemil Meriç’i anlamanın önemine değinerek, ‘İçinde bulunduğumuz dönemin koordinatlarını, Türkiye olarak, ülke ve kimlik olarak nerede durduğumuzu, nereye gittiğimizi ve nereden geldiğimizi anlamak için Meriç bize çok iyi bir ufuk ve bakış verir.’ diye konuştu.

Muhabir: Saliha Özdemir

Otomobilin çarptığı genç kız öldü

Kaza, saat 22.00 sıralarında merkez Malatya Caddesinde bir alış veriş merkezinin ilerisinde bulunan yaya üst geçidinin yanında meydana geldi. Edinilen bilgiye göre, Hikmet A. (20) idaresindeki 23 LS 562 otomobille seyir halindeyken, yaya olarak karşıya geçmeye çalışan Elif Karabulut’a (25) çarptı. Çarpmanın etkisi ile Karabulut, metrelerce uzağa yol kenarında fırlarken, otomobil 47 metre uzakta durabildi. Kazayı gören vatandaşlar, sağlık ve polis ekiplerine haber verdi. Sağlık ekipleri Karabulut’un olay yerinde hayatını kaybettiğini belirledi.

Polis, olay yerinde inceleme yaparken, araç sürücüsünü de gözaltına aldı.

Yapılan incelemelerin ardından Karabulut’un cansız bedeni ambulansla Fırat Üniversitesi Hastanesi morguna kaldırıldı.

Kaza ile ilgili soruşturma devam ediyor.

HALİL İBRAHİM VARLI

Minibüs ile TIR çarpıştı: 8 yaralı

Edinilen bilgilere göre, İstanbul’dan Samsun istikametine gitmekte olan Serkan P.’ın kullandığı 34 KL 6905 plakalı minibüs ile aynı istikamete gitmekte olan İmat Türkmendağ’ın kullandığı 81 EU 744 plakalı TIR Çorum kavşağında çarpıştı. Meydana gelen kazada minibüste bulunan Demircan.P. (1) Ekin.K (5) Berk.A, Songül.P, Elif.A, Samira.K, Serkan.P ve Önder.K yaralandı. Yaralılar olay yerine gelen 112 ambulanslarla Tosya Devlet hastanesine kaldırıldı. Kaza sonrası Tosya D-100 karayolu yaklaşık 1 saat araç trafiğine kapandı. Tosya İlçe Trafik şube ekipleri kaza sonrası D100 karayolunda gerekli tedbirleri alarak Trafik akışını sağladı. Emniyet güçleri Trafik kazası ile ilgili soruşturma başlattı.

SEDAT AĞACIKOĞLU

Pacquiao unvanı aldı, emekliliğini açıkladı

LAS VEGAS

Filipinli boksör Manny Pacquiao, ABD’li Timothy Bradley‘i hakem kararıyla yenerek, Dünya Boks Organizasyonu (WBO) yarı orta sıklet şampiyonu unvanını aldı.

ABD’nin Nevada eyaletinin Las Vegas kentindeki MGM Grand Hotel’de düzenlenen WBO yarı orta sıklet unvan maçında, kariyerinde 57 galibiyet, 6 yenilgi, 2 beraberliği bulunan 37 yaşındaki Manny Pacquiao ile 33 galibiyet, 1 mağlubiyet, 1 beraberlik elde eden 32 yaşındaki Timothy Bradley karşılaştı.

Pacquiao, daha önce bir kez mağlup olup bir kez de yendiği Bradley’e karşı çıktığı müsabakayı, 12 raunt sonunda hakem kararıyla kazandı. Üç hakemin de 116-110 üstün ilan ettiği Pacquiao böylece boştaki WBO yarı orta sıklet kemerinin sahibi oldu.

‘An itibarıyla emekli olduğumu söyleyebilirim’

Ülkesi Filipinler’de milletvekili de olan Pacquiao, karşılaşma sonrası yaptığı, ‘An itibarıyla emekli olduğumu söyleyebilirim. Evime gidip bu konuyu düşüneceğim. Fakat artık ailemle olmak ve insanlara hizmet etmek istiyorum.’ açıklamasıyla aktif kariyerini sonlandıracağı sinyalini verdi.

Muhabir: Hüseyin Burak Demirer

Fethullah Gülen’e ağırlaştırılmış ömür boyu ve 22 yıl hapis istemi

Hakkında yakalama kararı bulunan Erzurumlu Fethullah Gülen’in ‘Anayasal düzeni ortadan kaldırmaya teşebbüs etme, silahlı terör örgütü kurma veya yönetme, dini inanç ve duygularının istismarı suretiyle dolandırıcılık’ suçlarından ağırlaştırılmış ömür boyu ve 12-22 yıl hapis cezası ile cezalandırılması istendi. Cumhuriyet Savcısı, matbaa ortaklarından tutuklu Samih Yalçın ve yine hakkında yakalama kararı bulunan Salih Gülen’in ise ‘silahlı terör örgütüne üye olmak’ suçundan 10 yıla kadar hapis cezası verilmesini istedi.

Erzurum’un Pasinler İlçesi’ne bağlı Korucuk Köyü’nde dünyaya gelen 75 yaşındaki Fethullah Gülen’in kardeşi Salih Gülen’e ait merkez Yakutiye ilçesi Muratpaşa Mahallesi Kadıoğlu Sokak’taki ‘Gülen Matbaası’nda ihbar üzerine geçen Mart ayında arama yapıldı. Matbaadaki, çek/senet bordosu, banka dekontları, teyp kaseti, CD, video kaset, hard disk, SD hafıza kartlarına el konuldu. Matbaa ortaklarından Samih Yalçın, evinde gözaltına alınarak çıkarıldığı mahkeme tarafından tutuklanırken, Salih Gülen ve Fethullah Gülen hakkında ise yakalama kararı çıkarıldı. Cumhuriyet Savcısı tarafından hazırlanan 86 sayfalık iddianame, 2’nci Ağır Ceza Mahkemesi tarafından kabul edildi. İddianamede, ‘1 numaralı şüpheli’ olarak yer alan Fethullah Gülen’in ‘Anayasal düzeni ortadan kaldırmaya teşebbüs etme’ suçundan ağırlaştırılmış ömür boyu, ‘silahlı terör örgütü kurma veya yönetme’ suçundan 10-15 yıl, ‘dini inanç ve duygularının istismarı suretiyle dolandırıcılık’ suçundan ise 2- 7 yıl hapsi istendi. ‘2 numaralı şüpheli’ Samih Yalçın ile Salih Gülen hakkında ‘silahlı terör örgütüne üye olmak’ suçlamasıyla 5-10 yıl hapis cezası istenen iddianamede, soruşturmanın polise yapılan ihbar sonrası başlatıldığına yer verildi.

İDDİANAMEDEN

İddianamede, 26 Kasım 2015 tarihinde KOM Şube Müdürlüğü’ne başvuran ve kimliğinin gizli kalmasını talep eden bir kişinin FETÖ/PDY ile ilgili bilgi vermek istediği, bu kişinin 13 Kasım 2015’de havayolu ile İstanbul’a giden Salih Gülen’in ortağı Samih Yalçın’a evi önünde 3 koli ve 1 dosya verdiğini, Salih Gülen’in de İstanbul’a giderken yanında yine evrak götürdüğünü belirtildiğine yer verildi. Salih Gülen’in İstanbul’da dershane yurtlarında kaldığını anlatan gizli tanık, Salih Gülen’in Samih Yalçın’a bu kolileri verirken, ‘Bizim de listede adımız var, bir an önce bu şeylerden kurtulmamız lazım’ dediğini, kolilerin ve dosyanın matbaada çalışan Samih Yalçın tarafından matbaaya götürüldüğü iddia etti. Salih Gülen’in kolilerin saklanmasını istemesi nedeniyle, koliler içerisinde Fetullahçı terör örgütüne ait olabileceğini düşündüğü ses kayıtlarının bulunduğu kaset, video kayıtları, örgütün yapısını anlatan evrak, doküman ve örgüt üyelerini gösterebilecek evrak, mektup olduğunu düşündüğünü anlatan gizli tanığın bu bilgiyi vatandaşlık görevi olarak bildirdiği iddianamede belirtildi. Operasyonda 223 teyp kasedi, 55 video kaset, 12 CD ve hard diskten çıkan Fethullah Gülen’in sohbetlerinin yer aldığı ses ve video kayıtları çözümlenerek iddianamede yer aldı. Fethullah Gülen’in öncelikle faaliyetlerini daha ziyade öğrenci ve genç kesim üzerinde yoğunlaştırdığı, teyp/video kasetlerine çektirdiği vaaz ve konuşmalarını, sohbet toplantılarını ve özellikle yaz kamplarında görüşlerini ulaştırdığı sempatizan grubuna nasıl davranmaları ve nasıl örgütlenmeleri hakkında fikirlerini empoze etmeye çalıştığı, örgüt ve sempatizan grubu üyelerine bu kasetler sayesinde ilerleyen zamanlarda yapılması planlanan eylemler, izlenecek yol ve yöntemler ile ilgili olarak talimatlar aktardığı bildirildi. Salih Gülen ve ortağı Samih Yalçın’ın işyerlerinde ele geçirilen teyp/video kasetlerine çekilen vaaz ve konuşmaları cemaate üye olan ve sempati duyan şahıslara dinlettirmek ve anlatmak suretiyle örgüte elaman kazandırma amacı güttükleri ve bu sebeple işyerinde bulundurdukları vurgulanan iddianame, Fethullah Gülen’in talimatları doğrultusunda Erzurum’da hakimiyetlerini ve varlıklarını sürdürebilmek adına hareket ettikleri değerlendirildiği anlatıldı.

Sohbet çözümlemelerini değerlendiren savcılık, örgütün ‘Himmet’ adı altında para toplaması ile ilgili elde edilen tespitler bölümü için şöyle dedi:

‘Sesinden Fethullah Gülen olduğu değerlendirilen kişinin yaptığı konuşma veya sohbetlerde; Fetullah Gülen’in kendisini dinleyen topluluğun dini duygularını suistimal ederek, liderliğini yaptığı örgüte finansal kaynak sağlamak amacıyla gruba sempati duyan ve bu grubun üyelerinden kurban derileri toplamaları, burs vermeleri, himmet adı altında para toplamaları gerektiğini belirttiği, ayrıca yurt, pansiyon ve okul açarak buraya kayıt yaptıran öğrencilerden de finansal kaynak sağlamayı hedeflediği, cemaat üyeleri tarafından himmet adı altında yapılan bağışların miktarlarını konuşmalarında özellikle belirterek cemaate sempati duyanların da bağış yapmalarını hedeflediği, kendisini dinleyen topluluğa ve kasetle ulaştığı topluluğa empoze etmeye çalıştığı ve bu yöntemle amacına ulaştığı değerlendirilmiştir.’

İddianamede, ‘00007311’ numaralı CD içeriğinde ‘Ayna Grubu’ tarafından seslendirilen ‘çayımın şekeri’ isimli müzik eserinin sözlerinin ‘hizmet hareketine’ uyarlanarak ‘Hizmeti tanımadan öncelerde/ Rest çekmiştim dünyaya/ Nasıl olcek bu işler dedim/ Helal haram yanyana/ Benden adam olmaz dedim/ Ama abiler çıktı karşıma/ Dünyaya hizmet etmeye geldim/ Gazetenin abonesi, kurbanın derisi/ Abinin himmeti, şakirtin gayreti/ Evin iaşesi, talebenin dersi/ Herşeyimsin sen’ olarak düzenlendiği ifade edildi. İddianamede, dinleyicilere bu haliyle okutularak toplumun cemaate karşı sempati duymaları, bu sayede örgüte eleman kazandırma amacı güttükleri, bu tarz sembolik müzik ve reklamlar aracılığı ile ilerleyen zamanlarda yapılması planlanan eylemler, izlenecek yol ve yöntemler ile ilgili olarak dolaylı yollarla örgütün fikirlerini empoze edilmeye çalışıldığı idafe edildi. Yine benzer şekilde Cem Yılmaz’ın rol aldığı bir cips reklamının sözleri ve müziği değiştirilerek Sızıntı dergisi reklamı yapıldığının anlatıldığı iddianamede, bu tarz reklamlar aracılığı ile milletin dini duygularını suistimal etmek suretiyle örgütün finans kaynağı olarak bilinen ve örgüt denetimi altında olan Sızıntı dergisine abone yaptırılmaya çalışıldığına işaret edildi.

Bir kadın cinayeti daha!

Olay, geçtiğimiz gece Buldan ilçesi Çaybaşı Mahallesi’nde meydana geldi. Edinilen bilgiye göre, tekstil işindeçalışan Türkan S. (31), bir süredir sevgili olduğu iddia edilen S.S.’den (26) bir süre önce ayrıldı. Geçtiğimiz gece Türkan S.’nin evine av tüfeğiyle giden S.S., pencereyi kırarak içeriye girdi. Evde başka bir erkeğin olduğunu gören S.S., av tüfeğiyle ateş ederek Türkan S.’yi öldürdü. Daha sonra evde bulunan S.Y. ilekavga etmeye başlayan S.S.’nin elindeki tüfek ikinci defa ateş aldı. S.S. omzuna isabet eden kurşunla yaralanırken, S.Y. ve S.S. daha sonra evden kaçarak uzaklaştı. Olay yerine gelen sağlık ekipleri Türkan S.’nin öldüğünü belirlerken, S.S. yaralı halde Denizli Devlet Hastanesi’ne kaldırıldı.

Olayın ardından S.Y. gözaltına alınırken, S.S.’nin hastanede tedavisi devam ediyor.